25 Eylül 2009 Cuma

bunları düşünmeyi bırak artık!

anahtarı taktım. tık. açamadım, arkada unuttular muhakkak, saat geç, bu benim suçum, kapıyı çalamadım. bir süre bekledim merdivende. fotoselli ışık söndü. bir süre daha bekledim merdivende. birisi susarsa ayak sesini duymak için nefesimi dahi tutarak bekledim de bekledim. kimse susamadı.

oturduğum yerden kendime, her şehre birisiymiş gibi davrandığımı söyledim birden, gittiğim yerlerde onları arıyorum, onlar yokken de kendi kendine konuşan delilerden biri işte benim.

bu kadar da önemli değildi aslında, neden birden bunu düşünmek istediysem, anlamadım, uykusuzluk muhakkak.

oysa dün gece kitapta diyordu ki Canetti, "insanın yaşadığı şehirler, öldüğü şehrin kasabalarıdır artık.."

belki de o yüzden birileri olsunlar istiyorum bir hevesle, kaybolurlarken bıraktıkları boşlukları iyi belleyeyim diye..

Hiç yorum yok: